Meslekte ilerlemek ile olgunlaşmak çoğu zaman aynı sanılır. Unvan artar, müşteri sayısı büyür, ciro yükselir; doğal olarak “ilerledim” denir. Oysa mesleki olgunluk, bu dış göstergelerle bire bir örtüşmez. İlerleme, daha fazlasını yapabilme kapasitesi kazandırır; olgunlaşma ise ne zaman durulacağını bilme becerisi kazandırır. Bu iki çizgi kesişebilir ama aynı şey değildir.
Meslekte ilerlemek genellikle hızlanmakla ölçülür. Daha hızlı karar, daha çok işlem, daha geniş alan… İlerleyen kişi, süreci büyütür. Olgunlaşan kişi ise süreci sakinleştirir. Aynı işi daha az sürprizle, daha az düzeltmeyle ve daha az gerilimle yürütmeye başlar. İlerleme hacim üretir; olgunlaşma istikrar üretir.
İlerleme çoğu zaman bilgi ve tecrübe birikimiyle olur. Daha çok şey bilinir, daha çok durum yaşanır. Olgunlaşma ise bu bilgi ve tecrübeyle kurulan ilişkinin değişmesiyle başlar. “Biliyorum” cümlesi ilerlemenin göstergesi olabilir; olgunlaşmanın göstergesi ise “burada hâlâ emin değilim” diyebilmektir. Olgunluk, bilmediğini fark edebilecek kadar derinleşmektir.
Meslekte ilerleyen biri fırsatları kovalar. Olgunlaşan biri ise fırsatları ayırt eder. Her fırsat değerlendirilecek bir hamle değildir. Olgunluk, kaçırılan fırsatlarla barışık olabilmeyi öğretir. Çünkü bilir ki asıl risk, kaçırmak değil; yanlış yerde yakalamaktır.
İlerleme, çoğu zaman dış onayla beslenir. Daha çok talep görmek, daha çok sorulmak, daha görünür olmak… Olgunlaşma ise iç referansla güçlenir. Kişi, kararının doğruluğunu alkışla değil; sonuçların tutarlılığıyla ölçer. Bu noktada başkalarının ne dediği değil, sürecin ne ürettiği önemlidir.
Bir diğer fark, hata ile kurulan ilişkide ortaya çıkar. İlerleme döneminde hata, hızla telafi edilmesi gereken bir engel gibi görülür. Olgunlaşmada ise hata, analiz edilmesi gereken bir veri haline gelir. Olgun kişi, hatayı saklamaz; ama dramatize de etmez. Hatanın nerede üretildiğini bulur ve tekrarını önleyecek refleksi kurar.
Meslekte ilerlemek, sorumluluk alanını büyütür. Daha çok iş, daha çok insan, daha çok karar… Olgunlaşmak ise sorumluluğu derinleştirir. Kişi artık sadece yaptığı işten değil; yapmadığı işten, söylediği sözden, çizdiği sınırdan da sorumluluk duyar. “Yapılabilir” ile “doğru” arasındaki fark, bu aşamada netleşir.
Son olarak ilerleme, bugünü yönetme becerisini geliştirir. Olgunlaşma ise yarını gözetme refleksini yerleştirir. Kısa vadede işe yarayan ama uzun vadede risk üreten kararlar, ilerlemenin doğal yan ürünleri olabilir. Olgunlaşma, bu tür kararları filtreler. Az ama sağlam adımlar, olgunluğun tercihidir.
Özetle meslekte ilerlemek;
– daha çok yapabilmek,
– daha hızlı hareket edebilmek,
– daha görünür olmak demektir.
Meslekte olgunlaşmak ise;
– ne zaman duracağını bilmek,
– neyi yapmaması gerektiğini ayırt edebilmek,
– sonuçlarıyla yüzleşebileceği kararlar almak demektir.İlerleme mesleği büyütür. Olgunlaşma mesleği taşır. Gerçek ustalık, bu ikisini dengeleyebildiğin noktada ortaya çıkar.

