Kuyumculukta ilk bakışta zor olan şey “yanlış yapmamak” gibi görünür. Altın hata toleransı düşük bir alandır; küçük bir hata bile büyük sonuçlar doğurabilir. Bu yüzden çoğu mesleki refleks, hatadan kaçınma üzerine kuruludur. Ancak pratikte görülen şudur: Yanlış yapmamak zorlayıcıdır ama asıl zor olan, doğruyu savunabilmektir.
Yanlış yapmamak çoğu zaman kontrol, dikkat ve tekrar ile mümkündür. Prosedürler, kontroller, alışkanlıklar ve tecrübe; hatayı belirli ölçüde sınırlar. Yanlış yapmamak, mesleğin teknik tarafıdır. Öğrenilebilir, öğretilebilir ve büyük ölçüde sistemleştirilebilir. Bu nedenle zorlayıcıdır ama yönetilebilir bir zorluktur.
Doğruyu savunmak ise bambaşka bir alandır. Çünkü doğruyu savunmak, sadece teknik bir mesele değildir; zihinsel, duygusal ve sosyal bir sınavdır. Doğru olan her zaman en kolay, en hızlı ya da en kazançlı seçenek değildir. Çoğu zaman doğru; beklemeyi, reddetmeyi, açıklamayı ve hatta fırsat kaçırmayı gerektirir. Bu noktada mesele hata yapmamak değil; bedel ödemeyi göze alabilmektir.
Kuyumculukta doğruyu savunmak zorlaşır çünkü piyasa hız ve baskı üretir. Müşteri talepkârdır, fiyat hareketlidir, rekabet yoğundur. Bu ortamda “olur” demek kolaydır; “şu an uygun değil” demek zordur. Yanlış yapmamak için sessizce ilerleyebilirsiniz; ama doğruyu savunmak için durmanız, gerekçe sunmanız ve bazen yalnız kalmanız gerekir.
Doğruyu savunmanın zor olduğu bir diğer alan, alışkanlıklarla çatıştığı anlardır. “Herkes böyle yapıyor” cümlesi güçlü bir sosyal baskıdır. Yanlış yapmamak, bu akışın içinde görünmez kalabilir. Doğruyu savunmak ise akışa karşı durmayı gerektirir. Bu duruş, mesleki yalnızlık hissi yaratabilir. İşte bu yüzden doğruyu savunmak, teknik bilgiden çok karakter ve duruş ister.
Yanlış yapmamak çoğu zaman görünmezdir. Kimse “bugün hata yapmadın” diye sizi takdir etmez. Doğruyu savunmak ise görünürdür ve bu görünürlük risklidir. Açıklama yapmanız gerekir, kararınız sorgulanır, bazen eleştirilirsiniz. Yanlış yapmamak sessizdir; doğruyu savunmak ses çıkarır. Ses çıktığı yerde de direnç olur.
Bir diğer fark, zaman boyutunda ortaya çıkar. Yanlış yapmamak bugünü kurtarır. Doğruyu savunmak ise yarını inşa eder. Yanlış yapmadığınız halde, doğruyu savunmadığınız her küçük an; mesleğin standartlarını biraz daha aşağı çeker. Bu düşüş hemen fark edilmez. Oysa doğruyu savunmak, kısa vadede zorlayıcı olsa da uzun vadede güven ve itibar üretir.
Kuyumculukta ustalık, bu iki alan arasındaki dengeyi kurabilmektir. Usta yalnızca hata yapmayan kişi değildir. Usta, yanlış yapmamakla yetinmeyip doğruyu savunabilen kişidir. Çünkü mesleği ayakta tutan şey sadece hatasızlık değil; doğruya sadakattir.
Sonuç olarak sorunun cevabı nettir:
Yanlış yapmamak zordur, evet.
Ama kuyumculukta doğruyu savunmak daha zordur.
Çünkü doğruyu savunmak;
– hız baskısına direnmek,
– alışkanlıkları sorgulamak,
– kısa vadeli kazançtan vazgeçebilmek,
– açıklama yapabilmek,
– gerektiğinde yalnız kalabilmek
anlamına gelir.
Yanlış yapmamak sizi işin içinde tutar.
Doğruyu savunmak ise mesleğin onurunu ve geleceğini taşır.
Gerçek fark, tam da bu noktada ortaya çıkar.

