Kuyumculukta sıkça duyulan bir cümle vardır: “Ölçüm doğru ama sonuç tutmuyor.”
Tartı doğruyu gösterir. Ayar testi net çıkar. Günlük fiyat günceldir.
Buna rağmen ortaya çıkan sonuç beklenenden farklıysa, sorun ölçümde değil; ölçümün nasıl okunduğundadır.
Bu yazıda, kuyumculukta ölçüm doğruyken sonucun neden yanlış çıktığını ve bu çelişkinin hangi aşamada oluştuğunu net biçimde ele alıyoruz.
En Temel Yanılgı: Ölçüm ile Değerlemenin Aynı Şey Sanılması
Ölçüm;
- rakam üretir,
- veri sağlar,
- teknik doğruluk sunar.
Değerleme ise;
- yorum ister,
- bağlam ister,
- sonucu hesaplar.
Ölçüm doğru olabilir. Ama değerleme yanlış kurulmuşsa sonuç da yanlış olur.
Bu fark gözden kaçtığında, hata “ölçümde” aranır. Oysa hata çoğu zaman varsayımdadır.
1) Net Ölçüm, Yanlış Ağırlık Varsayımı
Tartı doğru ölçer. Ama hangi ağırlığı ölçtüğünü bilmek gerekir.
En sık yapılan hata:
- brüt ağırlığın net sanılması,
- taş ve aksesuarın hesaba dâhil edilmesi,
- küçük farkların önemsiz görülmesi.
Tartı doğruyu gösterir. Ama hesap yanlış ağırlık üzerinden yapılır.
Sonuç: Ölçüm doğru, değerleme hatalı.
2) Ayar Doğru, Ama Yanlış Bağlamda Okunuyor
Ayar testi teknik olarak doğru çıkabilir.
Ama şu varsayım yapılır:
“Ayar buysa değer de budur.”
Oysa ayar;
- formdan,
- piyasadan,
- likiditeden
bağımsız değildir.
Yanlış formda doğru ayar, yanlış sonuç üretir.
3) İşçilik Ölçülmez, Varsayılır
İşçilik ölçümle değil, kabulle hesaba girer.
Alımda eklenir. Satımda çoğu zaman silinir.
Bu iki an arasındaki fark baştan yazılmadığında, sonuç “beklenmedik” görünür.
Oysa sonuç yanlışı değil; hesap eksikliğini gösterir.
4) Form Değişimi Hesaba Katılmaz
Altın alırken:
- ürün,
- takı,
- ziynet
olarak değerlendirilir.
Satarken ise:
- metal,
- hurda,
- eritilecek içerik
olarak görülür.
Bu rol değişimi hesaba katılmadığında, ölçüm doğru olsa bile sonuç şaşırtır.
5) Referans Fiyat Sonuç Sanılır
Günlük altın fiyatı, çoğu zaman nihai cevap gibi kullanılır.
Oysa referans fiyat:
- işçiliği kapsamaz,
- likiditeyi garanti etmez,
- pazarlık payını içermez.
Referans fiyat doğru olabilir. Ama tek başına sonuç üretmez.
6) Likidite Varsayımı Test Edilmez
“Nasıl olsa bozulur” düşüncesi, ölçüm doğruyken sonucu bozan en sessiz hatadır.
Likidite;
- ürüne,
- zamana,
- piyasaya
bağlıdır.
Satış anında ortaya çıkan fark, ölçüm hatası değil; likidite varsayımının çöküşüdür.
Neden Bu Hata Geç Fark Edilir?
Çünkü:
- ölçüm anlık yapılır,
- sonuç zamanla ortaya çıkar,
- küçük farklar birikir.
Bu yüzden sorun bir anda yaşanmış gibi hissedilir.
Oysa hata çok daha önce yapılmıştır.
Sarraf Gözüyle Kısa Kontrol Listesi
Sonuç ölçümle uyuşmuyorsa sarraf şu soruları sorar:
- Doğru ağırlığı mı hesapladım?
- Ayarı doğru bağlamda mı okudum?
- İşçiliği geri döner sandım mı?
- Bu ürün hangi rolde değerlendiriliyor?
- Likiditeyi varsaydım mı, test ettim mi?
Bu sorulardan biri cevapsızsa, ölçüm ne kadar doğru olursa olsun sonuç risklidir.
Kuyumculukta ölçüm doğruyken sonucun yanlış çıkması bir çelişki değildir.
Bu durum şunu gösterir:
Doğru ölçülmüş ama yanlış okunmuş bir değer.
Gerçek ustalık;
- ölçümü yapmakta değil,
- ölçümün ne anlama geldiğini bilmektedir.
Sessiz güç, net etki tam da burada başlar: rakamı değil, sonucu yöneten kazanır.

