Altın piyasası her zaman hareketliydi. Ama bugün yaşanan şey, alışık olunan dalgalanma değil; bilgiyi eskiten bir hız.
Fiyat akışı hızlandı, veri çoğaldı, ekranlar arttı. Buna rağmen hata azalmadı.…
Kuyumculuk mesleğinde uzun yıllar boyunca referans noktaları netti. Ayar belliydi, gram belliydi, ustalık belli bir çizgide okunurdu.
Bugün bu referanslar tamamen ortadan kalkmadı. Ama tek başına yeterli olmaktan…
Altın sektöründe “güncel olmak” uzun süre tek bir anlama geliyordu: fiyatı bilmek.
Bugün bu tanım yetersiz.
Çünkü altınla çalışanların karşılaştığı riskler artık fiyatın kendisinden değil; fiyatın arkasındaki koşulları…
Altın piyasasında asıl değişim, fiyatların yükselmesi ya da düşmesi değildir. Gerçek değişim, karar verme biçiminin eskisi gibi çalışmamasıdır.
Bir dönem doğru sonuç üreten refleksler, bugün aynı güveni sağlamıyor.…
Altın sektörü, uzun süre “öğren–uygula–sürdür” mantığıyla yürüdü. Bir kez doğru öğrenilen bilgi, yıllarca çalışırdı.
Bugün aynı düzen kırıldı.
Çünkü artık sorun, bilginin yanlış olması değil; bilginin çok hızlı…
Altın ticareti uzun yıllar boyunca “usta–çırak” geleneğiyle taşındı. Tecrübe biriktikçe riskin azalacağına inanıldı.
Bugün ise sahadaki gerçeklik farklı. Risk azalmıyor; şekil değiştiriyor.
Bu nedenle eğitim, artık bir başlangıç…
