Skip to content Skip to footer

Altın Mesleğinde Doğruyu Korumak Neden Zorlaşır?

Altın mesleğinde “doğru”, uzun süre sabitmiş gibi algılandı. Ayar, gramaj, fiyatlama, ustalık… Ancak bugün doğruyu bilmek yetmiyor; doğruyu koruyabilmek her zamankinden daha zor. Çünkü zorluk, bilginin eksikliğinden değil; baskının ve hızın artmasından kaynaklanıyor.

Doğruyu korumayı zorlaştıran ilk unsur, hız baskısıdır. Piyasa hızlandı, karar aralıkları daraldı. Hız arttıkça doğru, “yavaşlatan bir engel” gibi görülmeye başlıyor. Kontrol, açıklama ve bekleme; acele kararların yanında lüks gibi algılanabiliyor. Oysa doğru, çoğu zaman durmayı gerektirir. Hız baskısı, doğruyu bilinse bile uygulamayı zorlaştırır.

İkinci neden, rekabetin biçim değiştirmesidir. Rekabet artık yalnızca fiyat üzerinden değil; hız, çeşitlilik ve esneklik üzerinden de yürüyor. Bu ortamda doğruyu korumak, kısa vadeli dezavantaj gibi hissedilebiliyor. “Başka yerde olur” düşüncesi, doğruyu savunmayı yalnızlaştırıyor. Doğru, kalabalıkla değil; duruşla korunur. Ama bu duruş bedel ister.

Bir diğer önemli faktör, alışkanlıkların konforudur. Uzun süredir yapılan uygulamalar, doğru gibi hissedilir. Değişen koşullarda bu alışkanlıklar risk üretmeye başlasa bile terk edilmesi zordur. Doğruyu korumak, bazen alışkanlıktan vazgeçmek demektir. İnsan en çok, kendini güvende hissettiren şeyden vazgeçerken zorlanır.

Altın mesleğinde doğruyu korumayı zorlaştıran bir başka unsur, açıklama yüküdür. Bugün doğru, sadece yapılmakla kalmıyor; gerekçelendirilmek zorunda. Neden bu fiyat, neden bu zamanlama, neden bu işlem… Bu açıklama ihtiyacı, doğruyu savunmayı zihinsel olarak daha ağır hale getiriyor. Doğruyu korumak artık yalnızca etik değil; iletişim ve sabır meselesi.

Bilginin artması da paradoksal biçimde doğruyu korumayı zorlaştırıyor. Çünkü bilgi çoğaldıkça her doğru tartışmalı hale geliyor. Herkesin bir verisi, bir yorumu var. Bu ortamda doğruyu savunmak, bilgi kalabalığı içinde net kalabilmeyi gerektiriyor. Gürültü arttıkça doğru daha kolay bulanıklaşıyor.

Bir diğer zorluk, kısa vadeli kazanç–uzun vadeli değer çatışmasıdır. Doğru çoğu zaman uzun vadeli fayda üretir; yanlış ise kısa vadede cazip olabilir. Günlük baskı altında, uzun vadeyi savunmak zorlaşır. Doğruyu korumak, bazen hemen kazanmayı reddetmek demektir. Bu reddin bedeli görünür; getirisi ise zamanla anlaşılır.

Altın mesleğinde doğruyu korumayı zorlaştıran son önemli etken, yalnızlık hissidir. Doğruyu savunan kişi, çoğu zaman çoğunluktan ayrılır. “Herkes yapıyor” cümlesi güçlü bir baskıdır. Doğruyu korumak, gerektiğinde kalabalığın dışına çıkabilmeyi gerektirir. Bu, mesleki olgunluk kadar karakter meselesidir.

Özetle altın mesleğinde doğruyu korumak zorlaşır çünkü:
– hız arttı, karar aralığı daraldı,
– rekabet kısa vadeye çekildi,
– alışkanlıklar sorgulanmak istemiyor,
– doğru artık açıklama istiyor,
– bilgi kalabalığı netliği zorluyor,
– kısa vadeli kazanç cazip görünüyor,
– doğruyu savunmak yalnızlaştırabiliyor.

Doğruyu bilmek hâlâ önemli. Ama altın mesleğinde asıl sınav, doğruyu baskı altında da sürdürebilmek. Bu sınav sessizdir. Alkış almaz. Ama mesleği ayakta tutan tam da bu sessiz direnci gösterenlerdir.

Leave a Comment