Skip to content Skip to footer

Altın Ticaretinde Bilgi Kirliliği Nasıl Oluşur?

Altın ticaretinde bilgi kirliliği çoğu zaman yanlış bilgilerden değil, yanlış kullanılan doğru bilgilerden oluşur.

Gram fiyatı doğrudur. Ayar oranı doğrudur. Referans veriler doğrudur.

Ancak bu bilgiler, yanlış bağlamda, yanlış zamanda ve yanlış amaçla kullanıldığında kirlilik üretir.


Bilgi Kirliliği Yanlış Bilgiyle Başlamaz

Yaygın kanaatin aksine, altın ticaretindeki bilgi kirliliğinin kaynağı “uydurma” bilgiler değildir.

Asıl sorun şudur:

Doğru bilginin tek doğru gibi sunulması.

Bir bilginin doğru olması, her işlem için geçerli olduğu anlamına gelmez.

Bu ayrım yapılmadığında, bilgi sadeleşir ama yanıltıcı hâle gelir.


Referans Fiyatların Bağlamdan Kopması

Altın ticaretinde en sık kirlenen bilgi, referans fiyat bilgisidir.

Gram altın fiyatı herkes tarafından bilinir.

Ancak şu sorular sorulmadığında bilgi kirlenir:

– bu fiyat hangi piyasanın fiyatı? – hangi saatte geçerli? – fiziki mi, dijital mi? – alım mı, satım mı?

Bağlamı kopan referans fiyat, karar destek aracı olmaktan çıkar; yanıltıcı beklenti üretir.


Sosyal Medya ve Hız Etkisi

Bilgi kirliliğini büyüten en güçlü unsur, hızdır.

Sosyal medya ve anlık paylaşımlar, bilgiyi doğrulamadan yayar.

– “Altın yükseliyor” – “Şimdi almak lazım” – “Bu seviye kaçmaz”

Bu ifadeler bilgi gibi görünür.

Oysa çoğu zaman yorumdur.

Yorum, bilgi gibi sunulduğunda kirlilik oluşur.


Genel Doğruların Özel İşlemlere Uygulanması

“Altın uzun vadede kazandırır.”

Bu cümle genel olarak doğrudur.

Ama şu sorular sorulmadan kullanıldığında yanıltıcıdır:

– hangi formda? – hangi maliyetle? – hangi likidite koşulunda?

Genel doğrular, özel işlemlerde filtresiz kullanıldığında bilgi kirliliği üretir.


Güncelliğini Yitirmiş Bilginin Yaşatılması

Altın ticaretinde birçok bilgi, öğrenildiği dönemde doğrudur.

Ancak piyasa değişir:

– işçilik maliyetleri artar, – talep davranışı değişir, – likidite daralır ya da genişler.

Buna rağmen bilgi aynı şekilde kullanılmaya devam ederse, yanlış değil ama geç kalmış olur.

Geç kalmış bilgi, sessiz bilgi kirliliğidir.


Deneyimin Filtrelenmemesi

Deneyim, altın ticaretinde çok değerlidir.

Ancak deneyim filtresiz aktarıldığında, bilgi kirliliğine dönüşebilir.

“Ben yıllardır böyle yapıyorum.”

Bu cümle, tecrübenin kanıtı gibi sunulur.

Oysa şu sorular sorulmazsa eksik kalır:

– hangi dönemde? – hangi piyasa koşulunda? – bugün hâlâ çalışıyor mu?

Deneyim bağlamdan koparıldığında, bilgi üretmez; alışkanlık üretir.


Bilgi ile Yorumun Karışması

Altın ticaretinde bilgi kirliliğinin bir diğer kaynağı, bilgi ile yorumun ayrılmamasıdır.

– “Bu ürün gider” – “Bu ayar sorun çıkarmaz” – “Bu fiyat normal”

Bu ifadeler ölçüm değil, yorumdur.

Yorum bilgi gibi aktarıldığında, karar mekanizması bulanır.


Güven Hissi Bilgiyi Sorgulatmaz

Bilgi kirliliği bazen bilginin kendisinden değil, ona duyulan güvenden doğar.

Kişi bilgiye güvendikçe:

– tekrar kontrol etmez, – alternatif okumaz, – bağlamı sorgulamaz.

Bu noktada bilgi, koruyucu olmaktan çıkar; rahatlatıcı hâle gelir.

Rahatlatan bilgi, en tehlikeli bilgi türüdür.


En Büyük Yanılgı

“Herkes böyle söylüyorsa doğrudur.”

Altın ticaretinde yaygınlık, doğruluğun garantisi değildir.

Bilgi ne kadar çok tekrar ediliyorsa, o kadar çok sorgulanmalıdır.


Altın ticaretinde bilgi kirliliği;

– doğru bilginin bağlamdan kopmasıyla, – hız ve tekrarın sorgulamayı bastırmasıyla, – güncelliğini yitirmiş kabullerin yaşatılmasıyla, – bilgi ile yorumun karışmasıyla

oluşur.

Bu nedenle gerçek mesleki güç, daha fazla bilgiye sahip olmakta değil;

bilgiyi süzebilmekte, hangi bilginin bugün çalıştığını ayırt edebilmekte ortaya çıkar.

Sessiz güç, net etki tam da burada başlar:

bilgiye güvenmekte değil, bilgiyi sürekli yeniden test edebilmekte.

Leave a Comment