Altınla ilgili bilgi çoğu zaman nettir.
– gram fiyatı bellidir, – ayar oranları tanımlıdır, – saflık değerleri ölçülebilir.
Bu yüzden şu varsayım sıkça yapılır:
“Bilgi doğruysa, sonuç da doğrudur.”
Oysa kuyumculuk pratiğinde bu varsayım sık sık boşa çıkar.
Çünkü altınla ilgili birçok bilgi, doğru olduğu hâlde yanıltıcı sonuçlar üretebilir.
Bilgi Neden Yanıltıcı Olabilir?
Çünkü bilgi tek başına değil, bağlam içinde anlamlıdır.
Altın piyasasında bağlam yoksa, bilgi eksik çalışır.
Eksik çalışan bilgi ise, yanlış karara yol açabilir.
Referans Fiyat Doğrudur, Ama Her Zaman Geçerli Değildir
Güncel gram altın fiyatı doğrudur.
Ama şu sorular sorulmadan kullanıldığında yanıltıcı olur:
– bu fiyat hangi piyasanın fiyatı? – hangi saatin fiyatı? – hangi işlem türü için geçerli?
Serbest piyasa fiyatı ile fiziki altın alım–satım fiyatı aynı anlama gelmez.
Bilgi doğru olsa bile, yanlış yerde kullanıldığında hatalı sonuç üretir.
Ayar Bilgisi Doğrudur, Ama Yeterli Değildir
22 ayar %91,6 saflık demektir.
Bu bilgi doğrudur.
Ama şu bilinmeden kullanıldığında yanıltır:
– ürün mamul mü hurda mı? – işçilik var mı? – fire oranı nedir?
Ayar, altının içeriğini söyler.
Değeri tek başına açıklamaz.
Gram Bilgisi Doğrudur, Ama Değeri Tek Başına Taşımaz
Gram ölçümü nettir.
Ama gram:
– hangi ayarla, – hangi toleransla, – hangi tartım koşulunda
ölçülmüştür?
Miligram seviyesindeki farklar, özellikle toplu işlemlerde önemli sonuçlar doğurur.
Gram bilgisi doğru olabilir.
Yorum yanlışsa, sonuç yanlıştır.
Geçmiş Bilgi Bugün Yanıltabilir
Altınla ilgili birçok bilgi, doğru olduğu dönemde öğrenilmiştir.
Ancak piyasa değişir.
– üretim yöntemleri, – işçilik maliyetleri, – talep davranışları, – likidite koşulları.
Bu nedenle dün doğru olan bilgi, bugün eksik kalabilir.
Bilgi yanlış değildir.
Zamanı geçmiştir.
Genel Bilgi, Özel Durumda Yanıltır
“Altın uzun vadede kazandırır.”
Bu ifade genel olarak doğrudur.
Ama şu sorular sorulmazsa yanıltıcı olur:
– hangi formda? – hangi maliyetle? – hangi zaman aralığında?
Genel doğrular, özel işlemlerde kör noktalar üretir.
Bilgi, Güven Duygusuyla Karıştığında Tehlikeli Olur
Bir kişi altın hakkında çok şey bildiğini düşündüğünde, bilgiyi daha az sorgular.
Bu noktada bilgi, koruyucu değil; rahatlatıcı hâle gelir.
Rahatlatan bilgi, en sessiz risklerden biridir.
Çünkü sorgulama ihtiyacını ortadan kaldırır.
En Büyük Yanılgı
“Bu bilgi doğruysa, bu işlem de doğrudur.”
Altın piyasasında doğruluk, tek bir bilgiyle değil;
bilgilerin birlikte ve bağlam içinde okunmasıyla oluşur.
Bilgi Nasıl Doğru Kullanılır?
Altınla ilgili bilgi, şu sorularla birlikte kullanıldığında güvenlidir:
– bu bilgi hangi koşul için geçerli? – bu bilgi bugün hâlâ çalışıyor mu? – bu bilgi tek başına mı, yoksa başka bilgilerle birlikte mi anlamlı?
Bu sorular yoksa, doğru bilgi bile yanlış karar üretebilir.
Altınla ilgili bilgiler aynı anda hem doğru hem yanıltıcı olabilir çünkü:
– bağlamdan koparıldıklarında, – zaman faktörü göz ardı edildiğinde, – genel doğrular özel durumlara uygulandığında, – bilgi güven hissine dönüştüğünde.
Kuyumculukta ve sarraflıkta ustalık, bilgiyi bilmekte değil;
bilginin nerede çalıştığını, nerede durması gerektiğini ayırt edebilmekte ortaya çıkar.
Sessiz güç, net etki tam da burada başlar:
doğru bilgiyi ezberlemekte değil, doğru bilgiyi doğru bağlamda kullanabilmekte.

