Altın piyasasında asıl değişim, fiyatların yükselmesi ya da düşmesi değildir. Gerçek değişim, karar verme biçiminin eskisi gibi çalışmamasıdır.
Bir dönem doğru sonuç üreten refleksler, bugün aynı güveni sağlamıyor.
Bu yüzden sarrafın karşılaştığı yeni soru şudur:
“Piyasa mı değişti, yoksa benim kararlarım mı güncellenmeli?”
Cevap nettir: Piyasa değişti ve bu değişim, sarrafın karar mimarisini zorunlu olarak dönüştürüyor.
Hızlanan Piyasa, Kısalan Karar Penceresi
Altın fiyatı her zaman dalgalandı. Ama bugün dalgalanmanın hızı, karar süresini daralttı.
Eskiden bir fiyat seviyesini izlemek için zaman vardı. Bugün aynı tereddüt, doğrudan maliyet üretiyor.
Bu gerçek, sarrafı şuraya getiriyor:
Karar artık “en iyi fiyatı yakalamak” değil, “yanlış fiyatta yakalanmamak” üzerine kuruluyor.
Likidite Artık Varsayım Değil
Bir dönem “altın her zaman bozulur” düşüncesi güvenliydi. Bugün aynı düşünce risklidir.
Aynı ayar ve gramda iki ürün:
– farklı hızda bozulabiliyor, – farklı pazarlık baskısı yaratabiliyor, – farklı fire sonuçları üretebiliyor.
Bu nedenle yeni piyasa gerçeği şudur:
Likidite artık genel bir kabul değil, ürün bazlı bir testtir.
Sarraf, ürünü almadan önce “bu ne kadar eder?”den çok “bu nasıl bozulur?” diye düşünmek zorundadır.
İşçilik Değer Değil, Koşullu Bir Unsur Haline Geldi
Yeni piyasa koşullarında işçilik, otomatik bir değer artışı değildir.
Hızlanan piyasada işçilik:
– fiyat esnekliğini düşürür, – satış süresini uzatabilir, – geri dönüşü belirsiz hâle gelebilir.
Bu nedenle sarrafın kararı değişir:
“Bu ürün çok güzel” yerine “Bu işçilik hangi koşulda geri döner?” sorusu öne çıkar.
Bilginin Raf Ömrü Kısaldı
Bir zamanlar öğrenilen bilgiler uzun süre çalışırdı. Bugün aynı bilgi, güncellenmezse sessiz risk üretir.
Yeni piyasa gerçeği şudur:
Bilgi yanlış olduğu için değil, geç kaldığı için zarar yazdırır.
Bu durum, sarrafı sürekli olarak kendi varsayımlarını sorgulamaya zorlar.
Tecrübe Alışkanlıkla Karıştırılamaz
Tecrübe hâlâ çok değerlidir. Ama artık tek başına güvenli değildir.
Güncellenmeyen tecrübe, alışkanlığa dönüşür.
Alışkanlık ise şu cümlelerle kendini ele verir:
“Bu ürün her zaman gider.” “Bu ayar sorun çıkarmaz.” “Bu işçilik geri döner.”
Yeni piyasa gerçekleri, bu cümleleri tehlikeli hâle getiriyor.
Sezgi Yerini Kaybetmiyor, Şekil Değiştiriyor
Yeni dönemde sezgi ortadan kalkmaz. Ama yalnız kalırsa risk üretir.
Sağlıklı sezgi artık:
– güncel bilgiyle doğrulanan, – ölçümle desteklenen, – varsayımı açıkça tanımlanan
bir yapı ister.
Sezgi yön gösterir. Ama sınırları bilgi çizer.
Karar Kalitesi, Karar Hızından Daha Değerli
Hızlı piyasa, hızlı karar vermeyi teşvik eder. Ama güçlü sarraf, hızla değil; tekrar edilebilirlikle ilgilenir.
Aynı koşullar tekrar oluştuğunda aynı kararı verebilmek, bugünün en önemli mesleki gücüdür.
En Büyük Yanılgı
“Piyasa çok karışık, artık hesap yapılamıyor.”
Piyasa karışık değil. Daha seçici.
Bu seçicilik, hazırlığı olmayanı zorlar. Hazırlığı olanı ise netleştirir.
Sarrafın kararlarını değiştiren yeni piyasa gerçekleri şunları zorunlu kılıyor:
– varsayım yerine test, – alışkanlık yerine analiz, – hız yerine karar disiplini.
Bugün güçlü kalan sarraf;
en çok işlem yapan değil, en az sürpriz yaşayan kişidir.
Piyasaya direnmekte değil, piyasanın yeni gerçeklerini doğru okumakta.

