Skip to content Skip to footer

Değerleme Sürecinde Güncel Bilgi ile Tecrübe Nasıl Dengelenir?

Değerleme, ne sadece rakam işidir ne de sadece sezgi. Asıl mesele, güncel bilgi ile tecrübeyi aynı anda çalıştırabilmektir.

Sahada sık görülen iki uç vardır. Bir tarafta yılların deneyimine güvenip güncel veriyi ihmal edenler, diğer tarafta ise ekrana bakıp tecrübeyi devre dışı bırakanlar.

Oysa sağlıklı değerleme, bu iki uçtan birini seçmez. Aralarındaki dengeyi kurar.


Tecrübe Ne Sağlar?

Tecrübe, altına ilk bakışta söylenmeyeni fark ettirir.

– ürün daha ele alınırken hissedilen ağırlık farkı, – yüzeydeki küçük tutarsızlıklar, – işçilikte “bir şeylerin fazla düzgün” durması, – likiditeye dair sezgisel şüphe.

Bunlar veride yazmaz. Ama çoğu zaman sonucu belirleyen sinyallerdir.

Tecrübe, değeri hesaplamaz; değerlemede nerede dikkat edilmesi gerektiğini söyler.


Güncel Bilgi Ne Sağlar?

Güncel bilgi, sezginin sınırlarını çizer.

– fiyatın hangi bağlamda oluştuğunu, – talep yapısının nasıl değiştiğini, – hangi ürünlerin hızlandığını, hangilerinin yavaşladığını, – hangi varsayımların artık çalışmadığını gösterir.

Güncel bilgi, tecrübeyi reddetmez. Onu test eder ve doğrular.

Tecrübe “olabilir” der. Bilgi “hangi şartta” sorusunu ekler.


Dengenin Bozulduğu Nokta: Alışkanlık

Tecrübe güncellenmediğinde alışkanlığa dönüşür.

Alışkanlık şuna benzer cümleler üretir:

“Bu ürün her zaman gider.” “Bu ayar sorun çıkarmaz.” “Bu işçilik zaten kabul görür.”

Bu cümleler eskiden doğru olabilir. Ama piyasa değiştiğinde, alışkanlık sessiz bir risk hâline gelir.


Bilginin Tehlikesi: Bağlamsız Kullanım

Güncel bilgi de tek başına masum değildir.

Sadece ekrana bakarak yapılan değerleme:

– ürünün karakterini görmez, – sahadaki davranışı kaçırır, – “doğru fiyatla yanlış ürünü” almaya yol açabilir.

Bilgi bağlamsız kullanıldığında, tecrübenin yerini alamaz.


Denge Nerede Kurulur?

Denge, şu sırayla kurulur:

Önce tecrübe konuşur. Ürünle ilgili şüpheyi, riski, soruyu üretir.

Sonra güncel bilgi devreye girer. Bu şüpheyi veriyle test eder.

Son olarak karar verilir. Ne sadece sezgiyle, ne sadece rakamla.

Sezgi yön gösterir, bilgi sınır çizer.


Sağlıklı Değerleme Refleksi Nasıl Oluşur?

Sağlıklı bir değerleme sürecinde şu sessiz akış vardır:

“Bu ürün bana neden soru sorduruyor?” “Bu fiyat hangi koşulda bozulur?” “Bu karar tekrar edilirse sonuç üretir mi?”

Bu sorular, tecrübe ile bilginin kesiştiği noktada doğar.


En Büyük Yanılgı

“Tecrübem var, bilgiye gerek yok.” ya da “Veri var, sezgiye gerek yok.”

Bu iki yaklaşım da eksiktir.

Tecrübe olmadan bilgi kördür. Bilgi olmadan tecrübe eskir.


Değerleme sürecinde başarı, tecrübe ile güncel bilgiyi yarıştırmakta değil; birlikte çalıştırmakta yatar.

Tecrübe soruyu üretir. Güncel bilgi cevabı sınar. Karar, bu ikisinin kesişiminde oluşur.

Sessiz güç, net etki tam da burada başlar: ne bildiğini değil, bildiğini ne zaman güncelleyeceğini bilmekte.

Leave a Comment