Kuyumculukta en sık yapılan hatalardan biri, değerlemeyi tek bir başlığa indirgemektir. Kimi sadece grama bakar, kimi ayarı merkeze koyar, kimi de işçiliği değer sanır.
Oysa gerçek değerleme, bu üç unsurun birlikte ve aynı anda okunmasıyla yapılır:
- Ağırlık
- Ayar
- İşçilik
Bu üçlüden biri yanlış okunduğunda, diğer ikisi doğru olsa bile sonuç hatalı olur.
Ağırlık: Değerlemenin Matematiksel Zemini
Ağırlık, kuyumculukta en net görünen bilgidir. Tartılır, ölçülür ve rakama dökülür.
Ancak ağırlık tek başına değeri belirlemez; sadece hesap için zemin oluşturur.
Şu sorular sorulmadan ağırlık eksik okunur:
- Net ağırlık mı, brüt ağırlık mı?
- Taş, kilit, aksesuar ayrıştırıldı mı?
- Miligram hassasiyeti korunuyor mu?
Ağırlık doğru ölçülmediyse, ayar ve işçilik doğru olsa bile sonuç yanlıştır.
Ayar: İçeriğin Gerçekliği
Ayar, altının içindeki saf altın oranını ifade eder. Teknik bir bilgidir.
Ancak ayar şu yanılgıyla sık sık yanlış okunur:
“Ayar yüksekse değer de yüksektir.”
Bu ifade eksiktir.
Ayar, içeriği söyler; ama içeriğin piyasada nasıl karşılık bulacağını söylemez.
22 ayar bir ürün, bazı piyasalarda 24 ayardan daha likit olabilir. Bu yüzden ayar, ağırlıkla birlikte ama piyasa bağlamı içinde okunmalıdır.
İşçilik: En Yanıltıcı Katman
İşçilik, kuyumculukta en çok yanlış anlaşılan değerdir.
Alım anında değer gibi görünür. Ama satım anında her zaman karşılık bulmaz.
Sarrafın işçilik okuması tek bir soruya dayanır:
“Bu işçilik geri gelir mi?”
Eğer cevap belirsizse, işçilik değer değil; risk olarak yazılır.
Bu yüzden işçilik:
- Her üründe aynı anlama gelmez
- Her piyasada aynı şekilde kabul görmez
- Her zaman geri dönmez
Üçlü Birlikte Okunmadığında Ne Olur?
Aşağıdaki senaryolar kuyumculukta çok sık yaşanır:
- Ağırlık ve ayar doğru, işçilik abartılı → satımda hayal kırıklığı
- Ayar yüksek, ağırlık düşük → beklenen etki oluşmaz
- Ağırlık yüksek, ayar düşük → “çok altın var” yanılgısı
Bu örneklerin tamamında sorun ölçümde değil; okumadadır.
Sarraf Bu Üçlüyü Nasıl Birlikte Okur?
Sarraf değerleme yaparken şu sırayı izler:
- Önce ağırlığı netleştirir (net mi, brüt mü?)
- Sonra ayarın güvenilirliğini kontrol eder
- En son işçiliğin piyasadaki karşılığını tartar
Ve şu soruyu sorar:
“Bu ürün, bu hâliyle piyasada neye dönüşür?”
Cevap net değilse, değerleme düşer. Çünkü kuyumculukta değer, potansiyel değil; gerçekleşebilirliktir.
Yeni Başlayanların En Büyük Hatası
Yeni başlayanlar genellikle üçlüden birine odaklanır:
– “Gramı iyi”
– “Ayarı yüksek”
– “İşçiliği güzel”
Bu cümlelerin hiçbiri tek başına yanlış değildir. Ama tek başına da yeterli değildir.
Bu parçalı okuma, değerlemeyi zayıflatır.
Gerçek Değerleme Ne Zaman Oluşur?
Gerçek değerleme şurada oluşur:
Ağırlık → doğru ölçülmüşse Ayar → güvenilir şekilde tespit edilmişse İşçilik → geri dönüşü doğru okunmuşsa
Bu üçü aynı anda doğruysa, sonuç da tutarlı olur.
Kuyumculukta değer, tek bir rakamdan doğmaz.
Ağırlık ölçülür, ayar tespit edilir, işçilik yorumlanır.
Değerleme ise bu üç bilginin aynı anda ve birlikte okunmasıyla yapılır.
Gerçek ustalık:
- sadece tartmakta değil,
- sadece ölçmekte değil,
- okuyabilmekte yatar.
Çünkü kuyumculukta kayıp çoğu zaman altından değil; yanlış okumadan gelir.
Sessiz güç, net etki tam da burada başlar.

